<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Dilin Evrimi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://evrimcaliskanlari.org/blog/2009/12/dilin-evrimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://evrimcaliskanlari.org/blog/2009/12/dilin-evrimi/</link>
	<description>resmi web günlüğü.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 May 2012 18:46:31 -0700</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Gökhan Doğru</title>
		<link>http://evrimcaliskanlari.org/blog/2009/12/dilin-evrimi/#comment-910</link>
		<dc:creator>Gökhan Doğru</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 00:01:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://evrimcaliskanlari.org/blog/?p=519#comment-910</guid>
		<description>Merhaba İsa,
Yazını henüz tam olarak okuyamadım ama yazma sürecinin kimi safhalarında yanındaydım. Değerli bir çalışma olduğunu ben de tahmin ediyorum. Tam da karşılaştırmalı dilbilim dersine çalışırken denk geldiğim için &quot;ki&quot; ile ilgili tartışmaya bir şeyler eklemek istedim. Bildiğiniz gibi &quot;ki&quot; Türkçe&#039;ye Farsça dilinden girmiş bir &quot;bağlaç&quot;tır. Yazılışı da şöyledir: (که) İngilizcesi that, fransıcası que (&quot;kö&quot; diye okunuyor), ispanyolcası que (&quot;ke&quot; diye okunuyor.) Görüldüğü gibi bu kullanımlar birbiri ile yakın benzerlikler gösteriyor. Konu ile ne kadar alakası oldu bilmiyorum. Ama dilin evrimi denilince benim aklıma her zaman bu örnek geliyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba İsa,<br />
Yazını henüz tam olarak okuyamadım ama yazma sürecinin kimi safhalarında yanındaydım. Değerli bir çalışma olduğunu ben de tahmin ediyorum. Tam da karşılaştırmalı dilbilim dersine çalışırken denk geldiğim için &#8220;ki&#8221; ile ilgili tartışmaya bir şeyler eklemek istedim. Bildiğiniz gibi &#8220;ki&#8221; Türkçe&#8217;ye Farsça dilinden girmiş bir &#8220;bağlaç&#8221;tır. Yazılışı da şöyledir: (که) İngilizcesi that, fransıcası que (&#8220;kö&#8221; diye okunuyor), ispanyolcası que (&#8220;ke&#8221; diye okunuyor.) Görüldüğü gibi bu kullanımlar birbiri ile yakın benzerlikler gösteriyor. Konu ile ne kadar alakası oldu bilmiyorum. Ama dilin evrimi denilince benim aklıma her zaman bu örnek geliyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: İsa Kerem</title>
		<link>http://evrimcaliskanlari.org/blog/2009/12/dilin-evrimi/#comment-771</link>
		<dc:creator>İsa Kerem</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 20:34:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://evrimcaliskanlari.org/blog/?p=519#comment-771</guid>
		<description>Yorumlar için teşekkür ederim. 

Mustafa Bey&#039;in ilk hatırlatması yerinde. Ki&#039;ye ek demek çok doğru değil. Dikkatimden kaçtı ne yazık ki. ama bağlaç demenin de sorunu çözeceği sanmıyorum. Burada &quot;ki&quot; kelimesi bana öyle geliyor ki ingilizce&#039;deki &quot;that&quot; kelimesi ile çok benzer bir yapı. İngilizce&#039;de bu anlamdaki &quot;that&quot; kelimesine Complementizer diyoruz. Ama bu tartışmaya girmemek adına ki&#039;ye işlevsel kelime gibi bir tanımlama yapmak ona ek demekten daha doğru olurdu. 

İkinci yorumun ise doğru olduğunu ama sorunu çözmediğini düşünüyorum. Ki işlevsel kelimesinin kökeni Türkçe olmayabilir ancak bu sorunumuzu çözmüyor. Şöyle anlatabilirim: Chomskyci dilbilime göre bir dilin o dili kullananlardan soyutlanmış bir grameri yok. Yani bir anlamda &quot;Türkçe&#039;nin grameri&quot; diyebileceğimiz ve üzerinden insanların kullandıkları cümleleri &quot;doğru&quot; ve &quot;yanlış&quot; olarak gruplayabileceğimiz bir kurallar bütünü yok. Bir dilin grameri o dili kullanan kişinin içselleştirdiği sistem ne ise oldur. Demem o ki bu yaklaşıma göre ne kadar insan varsa o kadar gramer vardır. Dolayısıyla Türkçe konuşan insanlar hem ki ile (ve başta olduğu için Türkçe&#039;nin parametrik özelliklerinden farklı bir özellik kullanarak) hem de &quot;dık&quot; eki aracığıyla cümlelerin içine cümleler yerleştiriyorlar. Bu bir ikilik ve sorun olmaya devam ediyor. 

Elbette bunları açıklanmıyor ya da açıklanmayacak diye söylemiyorum. Eminim bir açıklaması vardır ve belki bu konu bir dilibilimci tarafından ele alınmıştır. Ancak sadece bazı sorunlara işaret etmenin gerekli olduğunu düşündüğüm için böyle bir ek yapma ihtiyacı hissettim. Bundan bağımsız olarak zaten açıklamamız gereken çok sorun olduğu da ortada. Diğer türlü dilbilimin sonu geldi demektir.

Umarım açıklayıcı olabilmişimdir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yorumlar için teşekkür ederim. </p>
<p>Mustafa Bey&#8217;in ilk hatırlatması yerinde. Ki&#8217;ye ek demek çok doğru değil. Dikkatimden kaçtı ne yazık ki. ama bağlaç demenin de sorunu çözeceği sanmıyorum. Burada &#8220;ki&#8221; kelimesi bana öyle geliyor ki ingilizce&#8217;deki &#8220;that&#8221; kelimesi ile çok benzer bir yapı. İngilizce&#8217;de bu anlamdaki &#8220;that&#8221; kelimesine Complementizer diyoruz. Ama bu tartışmaya girmemek adına ki&#8217;ye işlevsel kelime gibi bir tanımlama yapmak ona ek demekten daha doğru olurdu. </p>
<p>İkinci yorumun ise doğru olduğunu ama sorunu çözmediğini düşünüyorum. Ki işlevsel kelimesinin kökeni Türkçe olmayabilir ancak bu sorunumuzu çözmüyor. Şöyle anlatabilirim: Chomskyci dilbilime göre bir dilin o dili kullananlardan soyutlanmış bir grameri yok. Yani bir anlamda &#8220;Türkçe&#8217;nin grameri&#8221; diyebileceğimiz ve üzerinden insanların kullandıkları cümleleri &#8220;doğru&#8221; ve &#8220;yanlış&#8221; olarak gruplayabileceğimiz bir kurallar bütünü yok. Bir dilin grameri o dili kullanan kişinin içselleştirdiği sistem ne ise oldur. Demem o ki bu yaklaşıma göre ne kadar insan varsa o kadar gramer vardır. Dolayısıyla Türkçe konuşan insanlar hem ki ile (ve başta olduğu için Türkçe&#8217;nin parametrik özelliklerinden farklı bir özellik kullanarak) hem de &#8220;dık&#8221; eki aracığıyla cümlelerin içine cümleler yerleştiriyorlar. Bu bir ikilik ve sorun olmaya devam ediyor. </p>
<p>Elbette bunları açıklanmıyor ya da açıklanmayacak diye söylemiyorum. Eminim bir açıklaması vardır ve belki bu konu bir dilibilimci tarafından ele alınmıştır. Ancak sadece bazı sorunlara işaret etmenin gerekli olduğunu düşündüğüm için böyle bir ek yapma ihtiyacı hissettim. Bundan bağımsız olarak zaten açıklamamız gereken çok sorun olduğu da ortada. Diğer türlü dilbilimin sonu geldi demektir.</p>
<p>Umarım açıklayıcı olabilmişimdir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: mustafa yılmaz</title>
		<link>http://evrimcaliskanlari.org/blog/2009/12/dilin-evrimi/#comment-744</link>
		<dc:creator>mustafa yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 19:26:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://evrimcaliskanlari.org/blog/?p=519#comment-744</guid>
		<description>23 numaralı not üzerine...

Örnek cümledeki &quot;ki&quot; ek değil, bağlaçtır. Türkçe&#039;nin parametrik özelliklerine uymamasının nedeni de Türkçe olmaması olsa gerek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>23 numaralı not üzerine&#8230;</p>
<p>Örnek cümledeki &#8220;ki&#8221; ek değil, bağlaçtır. Türkçe&#8217;nin parametrik özelliklerine uymamasının nedeni de Türkçe olmaması olsa gerek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ibrahim</title>
		<link>http://evrimcaliskanlari.org/blog/2009/12/dilin-evrimi/#comment-742</link>
		<dc:creator>ibrahim</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 22:51:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://evrimcaliskanlari.org/blog/?p=519#comment-742</guid>
		<description>derlemeyi merakla okudum, oldukça da yararlandım,  teşekkür ederim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>derlemeyi merakla okudum, oldukça da yararlandım,  teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

