Etkinlikler: KTÜ’de bahar okulu, İzmir’de konferans

Karadeniz Teknik Üniversitesi Biyoloji Kulübü’nün geleneksel “Moleküler Biyoteknoloji Bahar Okulu“nun beşincisi 22-25 Nisan 2010 tarihleri arasında düzenlenecek. Aralarında Prof. Dr. Ali Demirsoy’un da bulunduğu konuşmacıların listesi burada. Katılmak istiyorsanız bir an önce kayıt yaptırmayı unutmayın!

Diğer etkinlik haberimiz ise İzmir’den. Düşünbil Dergisi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği “İnsan Nasıl İnsan Oldu” isimli konferans 11 Nisan Pazar günü İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde saat 14.00′da gerçekleşecek. (Ayrıntılar aşağıdaki posterde).

Share/Save/Bookmark

Yorumlar (3)

Emre ÖzlemNisan 12th, 2010 at 22:57

Araştırmacı yazar Oktay Kaynak’ın konferans’ında bulundum. Ancak ileri sürdüğü tezleri açıkçası çok tatmin edici bulmadım. Bilimsel düşünce kendi tezlerinden de şüphe etmeyi, yeniden, yeniden düşünmeyi, sınamayı gerektiriyor. Oysa Sayın Kaynak, insanın insan oluşu açısından gerçekten çok önemli bir aşamayı, ayağa kalkmayı, primat türlerinden birinin homo erektus’a evrilmesini oldukça şüpheli ve neredeyse tek bir nedene bağlamış gibi geldi bana. Rift vadisinin su altında kaldığı varsayımına… Bu varsayımdan yola çıkarak hem bir ağaç primatının ayağa kalkışını, hem de vucüdunun kılsızlığını (ve de başın kıllı oluşunu) açıklamakta.
Bu arada (eğer yanlış anlamadıysam) su baskınına uğramış arazideki primatın, meyve ve yapraklarını yiyip bitirdiği ağaç gövdelerinde gecelemesi ve milyonlarca yıl sürdüğünü belirttiği homo erektus evrimi sırasında bu gövdelerin varlığını sürdürmesini bir çelişki olarak görmekteyim.
Bu sırada sayın konuşmacının önerdiği şempaze deneyi de oldukça ilginçti. 60-80 cm suyla doldurulmuş bir yapay göl, gölde hayvanların geceleyebilecekler ağaç gövdeleri, şempazelerin sevdiği yiyecekleri taşıyan sallardan oluşan bir ortamdaki şempaze kolonisinin bir süre sonra evrim geçireceğini ileri sürmüştür. Deney şempazelerinin 1000 veya 40-50 veya 100 yıl (konuşmacının verdiği süreler) homo erektuslar gibi ayağa kalkacağını, beyin hacminin artacağını söylemiştir.
Konuşmacının yine ilgi çekici bir savı da insan rahminin özellikleri ve bu konuda önerdiği bir deneyle ilgili olanıydı. İnsan rahmine yerleştirilecek bir şempaze zigotunun normalden büyük bir beyin hacmine sahip olacağı varsayımını ileri sürdü. Bu bende ve izleyicilerin bir kısmında genetik yapının dik bir omurga sahibi canlının rahim dinamikleri kadar belirleyici olmadığı savlanıyor izlenimini yarattı.
Her iki gerçekleşmemiş deneyin gerçekleşmemiş sonuçlarından ve oldukça şüpheli bir varsayımdan yola çıkılarak oluşturulan tezlerin bilimselliği konusunda kuşkulanmak sanırım bilim insanı olmayı gerektirmiyor.
Konuşmacının özellikle antropoloji bilim insanlarına karşı olumsuz tavrı da ilgi çekiciydi.

adminNisan 12th, 2010 at 23:39

Emre, izlenimlerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederiz. Dikkat çektiğiniz noktalarla ilgili olarak, insan evrimi konusunda bilgili okurlarımız tartışmaya katılacaklardır diye umuyoruz.

oktayNisan 29th, 2010 at 08:25

Sayın Emre Özlem,

Eğer yüzyüze konuşabilirsek bütün eleştiri ve gözlemlerinizle ilgili konuşabiliriz.Konferans sırasında eleştirilerinizi sunsaydınız en azından konuşabilirdik.Bilim sorgulayıcı ve eleştirel olmazsa bilim olamaz.Benim yaptığımda bir sorgulamadır.Kafanızdaki sorulara yanıt verebileceğimi düşünüyorum.MSN’de konuşalım.Gelişme ve ilerlemenin yolu sorgulayıcılıktır.Sevgi ve saygıyla…

Bir yorum yazın

Yorumunuz