Kitap ve Yarışma: Sevişen Beyin –Eş Bulma Süreci İnsan Doğasını Nasıl Etkiledi

“Sevişen Beyin –Eş Bulma Süreci İnsan Doğasını Nasıl Etkiledi” isimli kitap yakınlarda NTV Yayınları’ndan çıktı. Çeviri Asım Karaömerlioğlu’na ait.

sb

Evrim konusunda çıkan Türkçe kitapları tanıtma geleneğimizin bir parçası olarak bu kitabı da ilginize sunuyoruz. Bununla birlikte, insan psikolojisinin evrimini ele alan ve bu kitabın yazarının da dahil olduğu Evrimsel Psikoloji alanına dair eleştirilerin evrim bilimi alanında çalışan bilim insanları arasında giderek artmakta olduğu notunu buraya özellikle düşmek istiyoruz. Bu konuda, aramızdan bir Evrim Çalışkanı’nın yazmış olduğu “Evrimsel Psikoloji’nin 4 Hatası” başlıklı yazıya mutlaka göz atmanızı öneriyoruz. Bunların ışığında sözü yayıncıya bırakıyoruz:

Sanatın ve estetiğin kökenleri nerededir? İnsanların “iyi, doğru ve güzel” gibi özelliklere düşkünlüğünün altında yatan evrimsel nedenler nelerdir? İlk bakışta sanki hayatta kalmamızla doğrudan ilintili değilmiş gibi görünen insana dair bu tür “lükslerin,” “süslerin” evriminin altında ne yatıyor? Yüzlerce yıldır tartışılan bu soruya her dönemde farklı farklı yanıtlar verilegeldi. Değişik bilimler, değişik düşünce sistemleri de konuyu farklı ele aldı. NTV Yayınları’ndan çıkan Geoffrey Miller’in Sevişen Beyin adlı yapıtı sanat, nüktedanlık, estetik, felsefe, ahlâk gibi yetilerimizin atalarımızın eş bulma sürecinde seksüel tercihlerine bağlı olarak evrildiğini iddia ediyor. Nasıl ki kuşların sadece hayatta kalmak, bölgelerini savunmak ve iletişim kurmak için çıkardıkları sesler ve şarkılar onların eşlerini cezbetmek için çıkardıkları zarif, sofistike şarkılarla kıyaslandığında çok daha sönük kalıyorsa. Kuşların eş bulma sürecinde yarattıkları bu son derece sofistike şarkıları onlara her açıdan çok pahalıya gelmektedir, ama sanat, estetik, yaratıcılık gibi özelliklerin bir bedeli vardır.

Tavus kuşu erkeğinin kuyruğu bu pahalı bedele en güzel örneği oluşturmaktadır. Tavus kuşlarının o görkemli, şatafatlı kuyrukları bir yandan muazzam enerji gerektirmekte, diğer yandan da onların yırtıcılardan kaçabilme yeteneklerini kösteklemektedir. Bu kuyruklar sanki Darwin’in doğal seçilim kavramıyla alay etmektedir. Ancak bu süslü kuyruklar tavus kuşları dişilerinin eş bulma kriteri olduğu için evrimleşmiştir. ABD’deki New Mexico Üniversitesi Psikoloji bölümü profesörü Dr. Geoffrey Miller sayısız örnekle insanlarda da durumun çok benzeştiğini iddia eder. Ona göre onbinlerce yıllık evrim içinde büyük büyükannelerimizin eş bulma sürecinde yaratıcı, estetik zevkleri gelişkin erkekleri tercih etmeleri ve bu kriteri kızlarına aktarmaları insan zekâsının gelişmesinde seksüel seçilimin önemini göstermektedir. Nasıl ki insan fizyolojisi binlerce yıl boyunca çevresel faktörlerle biçimlenmişse, insan psikolojisi ve davranışları da hiç kuşkusuz evrimden nasibini almış ve evrimleşmiş psikolojik davranışların kendisi de dönüp bir tür olarak insanlığın gelişmesinde son derece önemli roller oynamıştır.

Miller’a göre, çokca zannedildiğinin tersine, insan beyni bir bilgisayar gibi veri işlemeye dayanan ve o nedenle evrimleşmiş bir makineden çok, potansiyel eşlerine kur yapmak için geliştirdikleri karmaşık bir eğlence merkezini çağrıştırmaktadır. Beyin için bir metafor bulmak gerekse bu herhalde askeri ve teknolojik üstünlük için varolan Pentagon ya da NASA’dan çok, diğer insanların beyinlerini etkileme ve biçimlendirme merkezi olarak Hollywood olmalıdır.

Künye:

SEVİŞEN BEYİN

Yazar: Geoffrey Miller

Çeviren: Asım Karaömerlioğlu

NTV Yayınları; İstanbul, 2010,

14 x 20 cm, 465 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.

YARIŞMA

Daha önce yaptığımız gibi sizler için bir yarışma sorusu hazırladık. Aşağıdaki yarışma sorusuna doğru cevap veren kişiler arasından çekilecek kurada seçilen 5 kişi NTV Yayınları’ndan kitap kazanacak. Yarışmaya katılım için herhangi bir yaş sınırı yok. Tek yapmanız gereken, e-postanızın “konu” kısmına “YARIŞMA-05″ yazıp, cevabı e-postanızda belirtip, yarisma[at]evrimcaliskanlari.org adresine göndermek ([at] yerine @ işaretini koymanız gerekiyor).

Unutmayın! E-postanızı 13 Ağustos 2010 Cuma Türkiye saati ile gece 12:00′a kadar göndermiş olmanız gerekiyor. 16 Ağustos Pazartesi günü sonuçları açıklayacağız.

İşte yarışma sorumuz:

Bu yarışmadaki sorumuz peygamberdevesi karidesi bölümünden geliyor. Peygamberdevesi karidesi, bir eklembacaklı karakteristiği olan dış iskelet yapısına sahiptir. Birçok yenilik getiren dış iskelet, örneğin, eklembacaklıların avcılara karşı korunmasına ve av karşısında güçlü olmasına imkan sağlar. Yine eklembacaklıların denizde tuz oranında meydana gelebilecek küçük değişimlerden etkilenmesini veya karasal olanların açık havada kurumasını engeller. Fakat dış iskelet avantajlarının yanında önemli bir dezavantaj da yaratır: Değişmez bir şekle sahip zırhlı elbiselerini giymeleri, eklembacaklıların küçülen zırhlarını geride bırakmalarını gerekli kılmıştır. Yani vücudun büyümesine çözüm olarak evrim, eklembacaklıların deri değiştirerek yeni zırhlara geçmelerine yol açmıştır. Yalnız bu deri değiştirme de bazı tehlikelere kapı aralamıştır. Sorumuz bu tehlikelerin neler olduğu.

Share/Save/Bookmark

Bir yorum yazın

Yorumunuz