Şempanzeler neden bencil, bonobolar neden paylaşımcı?

Solda şempanze ve sağda bonobo beyinlerinin yatay kesit görüntüleri (resim: James Rilling)

Şempanzeler bireycilik ve rekabetçilikleriyle, kardeş tür bonobolarsa paylaşımcılıkları ve rahat sosyal yaşamlarıyla tanınırlar. Geçen ay yayınlanan bir beyin yapısı karşılaştırması, bonoboların empatiden sorumlu beyin bölgelerinin şempanzeden daha büyük olduğunu buldu. Bu beyin farkları, iki türün sosyal ilişkilerinde gözlenen tezatları açıklayabilir.

En yakın akrabamız aslında bir değil, iki. Bonobolar, şempanzelerin kardeş türü. Günümüzden çok değil 1-1.5 milyon yıl önce Kongo nehri şempanzeyle bonobo soylarını birbirlerinden ayırmıştı. Primatlar aleminin en ilginç türlerinden biri işte bu coğrafi yalıtım vakası sayesinde doğdu.

Aslında şempanze ve bonobo birçok açıdan birbirine yakındır. Görünümleri benzer; iki tür de çok sayıda erkek ve dişiden oluşan gruplar halinde yaşar; ikisi de alet kullanmayı öğrenebilecek ve insanlarla iletişim kurabilecek denli bilişsel yeteneklere sahiptir. Bu benzerlikleri nedeniyle, bonoboların ayrı bir tür olduğu ancak 1900′lerin ilk yarısında farkedilebilmişti.

Bonobo-şempanze farkları

Ancak genel benzerliklerine karşın, şempazenlerle bonoboların bazı davranışları tam bir tezat sergiler.

Dişi ile erkek arasındaki münasebetlerden başlarsak, şempanze toplumları bariz biçimde erkek egemendir. Erkekler yalnızca kendi aralarında kanlı kavgalara girişmezler, dişilere de şiddet uygularlar. Hatta yavruların yetişkin erkeklerce öldürülmesi çok sefer gözlenmiştir.

Bonobo toplumlarında ise dişiler baskındır. Dişiler arasında güçlü bir dayanışma vardır; erkekler yavrulara veya dişilere şiddet uygulamaz. Dahası bonobolar genel olarak da barışçıldır: şempanzelere kıyasla, hem kendi aralarında ve hem de başka gruplarla çok daha seyrek kavga ederler.

Paylaşımcılık ve cinsellik

İki tür arasındaki bir başka farklılık da cömerlikleridir . Şempanzeler ne kadar bencilse bonobolar da o denli paylaşımcıdır. Şempanzeler bölüşmektense dövüşmeyi yeğlerken, bonobolar yemeklerini yabancılarla dahi paylaşmaktan çekinmez.

Genel olarak bonobolarda başka bireylere karşı müsamahanın şempanzelerden üstün olduğu söylenebilir. Bu sayede bonobolar işbirliğine, örneğin beraber yiyecek toplamaya, çok daha açıktır.

Cinselliğin yaşantılarındaki muazzam rolü, bonoboların bir diğer ayırt edici özelliğidir. Barınakta yaşayan bonobolar şempanzelerden çok daha sık cinsel ilişkiye girerler. Bonoboların sırf zevk için, yani üreme amacı olmadan seviştikleri tespit edilmiştir. Günde birden çok defa, birden fazla bireyle sevişebilirler. İnsanlar gibi yüzyüze sevişmeleri de dikkat çekicidir. Dahası, her yaştan ve her cinsten bireyler arasında birliktelik görülür bonobolar arasında.

Belki en çarpıcısı, bonoboların cinsel ilişkiyi sosyal amaçla kullanmalarıdır: bonoboların kavga sonrası barışmak, aralarındaki gerilimleri düşürmek ve hatta yiyecek temin etmek için seviştikleri gözlemlenmiştir.

Bonobo erginlerinin oyuna yatkınlığı da onları, ergenlik sonrası bireylerin oyun oynamaya devam ettiği insan ve yunus gibi sayılı tür arasına sokmuştur.

Peki bonoboların bu rahat, paylaşımcı ve yoğun sosyal yaşam biçimi nasıl evrildi? İki tür 1 milyon yıl içinde nasıl bu kadar farklılaştı? Bu sorunun olası yanıtlarından biri, neoteni, ya da gençselliktir.

Gençsellik hipotezi

Gençsellik hipotezine göre, bonobo evrimi sırasında gelişim süreçlerini etkileyen değişimler yaşanmıştır; bu değişimler nedeniyle de bonobolar şempanzelere kıyasla daha az olgunlaşır, daha çocuksu kalırlar. Bonobo iskeletini şempanzeyle karşılaştıran 1989 tarihli bir çalışma, bu görüşü desteklemişti: erişkin bonobolar, erişkin değil genç şempanzeleri andırıyordu.

Geçen yıl yapılan bir karşılaştırmalı psikoloji araştırmasının sonuçları da aynı yöndeydi. Yavru ve ergin şempanze ve bonobolarda yemek paylaşımcılığını inceleyen araştırmacılar şunu gördüler: Şempanzeler olgunlaştıkça, paylaşmaya tahammüleri azalmakta, buna karşın erişkin bonobolar yavru bonobolar kadar paylaşıma açık kalmaya devam etmekteler.

Çalışmada ayrıca, bonoboların kendini dizginleme yeteneklerinin şempanzelerden yavaş geliştiği görüldü. Örneğin hayvanlarla şöyle bir oyun tasarlandı: odada bulunan iki bakıcıdan birine yaklaşmadıkları koşullarda yemek alabiliyorlardı. Yavru şempanzeler yaklaşmamaları gereken bakıcıdan uzak durmayı hızla öğrenirken, yavru bonobolar aynı kişiye yaklaşmaya devam ettiler. Ayrıca ergin bonoboların kendilerini dizginleme yetileri de ergin şempanzelere kıyasla daha zayıftı.

Kısacası bonobolar, yeterince olgunlaşmamış şempanzeleri andırıyorlar. Bu açıdan insanları andırdıkları da söylenebilir – nitekim insanların da yine oyunculuk, paylaşımcılık ve öğrenmeye açıklık gibi özellikleriyle olgunlaşmamış şempanzelere benzediği savlanmıştır.

Beyin yapısı farkları

Geçen ay yayınlanan bir başka araştırmada ise iki türün sosyal ve ruhsal farklarının temelleri bu sefer beyin tomografisi kullanılarak incelendi. Emory Üniversitesi’nden insanbilimci James Rilling liderliğinde bir ekip, hem beynin farklı bölgelerinde gri madde kalınlığını (sinir hücresi gövdelerinin yoğunluğunu), hem de farklı beyin bölgeleri arasındaki bağlantıların sıklığını karşılaştırdılar. Sonuçlarını yorumlarken de şu bilgiden yararlandılar: Bir bilişsel süreç daha yoğun kullanıldığında, o işlevlerden sorumlu beyin bölgeleri genellikle daha iri olur. Makalenin sonuçlarına bakılırsa, şempanze ve bonobo arasındaki istatistiksel olarak anlamlı beyinsel farkların bir kısmı, iki tür arasında gözlemlenen bazı ruhsal farkları açıklayabilir.

Fark görülen beyin bölgelerinden biri amigdalaydı. Badem şeklindeki bu bölge, duygusal hafızaların saklanması ve duygusal tepkilerle görevlidir. Örneğin tehdit içeren bir durumla karşılaşıldığında amigdala etkinleşir. Amigdalası hasar gören hayvanlarsa korku hissini yitirir. Bağımlılık ve haz gibi süreçlerde de amigdalanın rolü vardır.

Çalışmada, bonoboların amigdalasının bir bölümünün şempanzeden daha büyük olduğu ortaya çıktı. Araştırmacı ekip, bunun bonoboların risk ve çatışmadan kaçınan karakterini açıklayabileceğini öne sürüyor.

Empati ve paylaşımcılık

Bonobolarda daha iri olan beyin bölgeleri arasında amigdala-korteks (ön beynin, düşünce, hafıza, bilinç gibi karmaşık faaliyetlerle ilgili dış kabuğu) bağlantıları, ayrıca korteksin ön insular ve ön singulat kısımları da bulunuyordu. Amigdala gibi bu bölgeler de duygusal işlevlerle, özellikle de empatiyle ilişkilidir. Örneğin acı çeken birini gördüğünüzde bu bölgeler aktive olur. Ekip, bu farkların, bonoboların daha paylaşımcı ve tahammülkar ruh hallerinin temeli olabileceğini tahmin ediyor.

Peki şempanze ve bonobo arasındaki bu beyin yapısı farklarının sebebi ne olabilir? Makalede, bu yapısal farkların bonoboların testosteron (erkeklik hormonu) seviyelerinin, şempanzelere kıyasla düşük olmasıyla alakalı olabileceği belirtiliyor. Nitekim insan yavruları arasında da testosteron seviyesi arttıkça, empatinin azaldığı farkedilmişti.

İki tür arasındaki hormonal ve yapısal farkların -gerçekten empati farklarını açıkladıklarını varsayarsak- bonobo evriminde mi, şempanze evriminde mi ortaya çıktığını ise daha bilmiyoruz. Bir ihtimal, şempanze-bonobo atası zaten empatisi gelişkin bir türdü; zamanla şempanzeler, testosteron seviyelerini artırmak suretiyle bu özelliklerini kaybetti. Bir diğer ihtimal, ata günümüz şempanzesine benziyordu, empatisi azdı – yüksek empati, gençsellik yoluyla bonoboda evrildi. İnsan, goril, orangutan gibi başka türleri de içeren karşılaştırmalar yapıldığında, iki modelden hangisinin geçerli olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Tabii yiğidi öldürürken hakkını da vermeli – şempanzelerin de insan merkezli bakış açısından üstün özellikleri yok değil. Rilling ve ekibinin şempanzede daha iri olduğunu buldukları beyin bölgeleri arasında görsel korteks dikkat çekiciydi. Makalede, şempanzelerin gelişkin görsel yeteneklerinin, bu türün bonobolara göre daha etkin alet yapma yeteneklerini açıklayabileceği söyleniyor.

Bonoboların geleceği

Bu çalışma, şempanze ve bonobo arasındaki şimdiye dek yapılmış en kapsamlı beyin yapısı karşılaştırması olarak dikkat çekiyor. Müteakip araştırmalar, gelişimin farklı aşamalarındaki bireyleri içerir, daha büyük örneklemler kullanır, ayrıca bireylerin psikolojilerine ve genetik yapılarına dair verilerle de birleştirilirse, iki tür arasındaki psikolojik farkların sinirbilimsel ve genetik temellerini anlamak kolaylaşır.

Ancak bu tip çalışmalar bir uyarıyı da gerektiriyor: Beyin bölgelerinin çok farklı işlevleri bulunur. Birçok bölgenin daha keşfedilmemiş işlevleri olması da olası. Dolayısıyla, bu makaledeki gibi yapısal ve ruhsal özellikleri ilişkilendiren yorumların, şimdilik büyük ölçüde tahmine dayandığı unutulmamalı.

Özellikle de insan davranışını açıklamada bu tip aşırı indirgemeci yorumların yaygınlaştığı göz önüne alınırsa, bu uyarı daha da önem kazanıyor. Mesela insanlar arasında siyasi eğilim farklarının da amigdala ve singulat korteks farklarıyla bağıntılı olduğu, ABD’de sağ eğilimlilerin korku, sol eğilimlerin empati bölgelerinin görece büyük olduğu yönünde yayınlar son yıllarda popülerleşti. Ancak pek çok ruh ve sinirbilimci bu sonuçları yorumlamanın son derece güç olduğunun altını çiziyor.

Son olarak, şempanze ve bonobolar hakkında bu araştırmaların, yalnızca onlara karşı merakımızdan kaynaklanmadığını belirtmek gerek. Kendimizi başka türlerle karşılaştırmak, insan bilişiminin nitelik ve hastalıklarını öğrenebilmek için de etkili bir yöntem. Maalesef en yakın akrabalarımız olan şempanze ve bonobolar bugün ciddi tehdit altında. Günümüzde vahşi bonobolar yalnızca Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırları içinde bulunuyor ve sayıları 10 bin civarında. Dahası, bölgedeki savaş, avlanma ve orman arazilerinin yok olması gibi nedenlerle bu rakamın daha da azalacağından korkuluyor.

Kaynakça:

Rilling vd (2011). Differences between chimpanzees and bonobos in neural systems supporting social cognition. Social Cognitive and Affective Neuroscience dx.doi.org/10.1093/scan/nsr017

Hare ve Kwetuenda (2010). Bonobos voluntarily share their own food with others. Current Biology 20:R230-1. dx.doi.org/10.1016/j.cub.2009.12.038

Wobber vd. (2010) Bonobos exhibit delayed development of social behavior and cognition relative to chimpanzees. Current Biology 20:226-30. dx.doi.org/10.1016/j.cub.2009.11.070

Vigilant (2007) Bonobos. Current Biology 17:R74-R75. dx.doi.org/10.1016/j.cub.2007.01.021

*Bu yazı 16 Nisan 2011 tarihinde SolBilim’de yayınlanmıştır.

Share/Save/Bookmark

Yorumlar (1)

[...] kaynak: Evrim Çalışkanları Share this:TwitterFacebookLike this:BeğenBe the first to like this post. Tags: bonobolar, [...]

Bir yorum yazın

Yorumunuz